Kayıtlar

Kasım, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SOĞD MERKEZÎ YÖNETİMİ VE ONUN KÖKTÜRK KAĞANLIĞI’NA BAĞLILIK ŞARTLARI

SOĞD MERKEZÎ YÖNETİMİ VE ONUN KÖKTÜRK KAĞANLIĞI’NA BAĞLILIK ŞARTLARI Central Administration of Sogd and Its Dependent Condition with Köktürk Kingdom Согдийское центральное правительство и условия приверженности к каганату Коктюрков Bоbur GAYIBOV* Gazi Türkiyat, Güz 2013/13: 81-90 Özet: Erken Orta Çağlarda merkez Semerkant olarak Panç (Pencikent), Meymurg, Kabudan, Kuşaniye (Kettekurgan), Keş (Şehrisebz), Nahşep (Karşı) vb. gibi ona yakın ve komşu şehir ve vilayet çapındaki birçok küçük vaha devletçiklerini barındıran Soğd, siyasi yapısına göre bir konfederasyon sistemine sahip bulunmuş ve işbu devletçikleri siyasi yönden daha çok kültürel yönden birleştirmiştir. Bu dönemde Soğd konfederasyonu Köktürk Kağanlığı’nın siyasi kontrolü altında bulunarak, yarı bağımsız bir yönetime sahip olmuştur. Anahtar kelimeler: Soğd, Semerkant, Köktürk Kağanlığı, yönetim, vassal, yerli hanedanlar, konfederasyon, naipler, Eski Türkçe unvanlar Abstract: Early in the middle A...

İpek Yolunun Bilinmeyen Efendileri SOGDLAR

İpek Yolunun Bilinmeyen Efendileri SOGDLAR Ĕtienne de la Vaissière İpek Yolu ifadesi, çoğunlukla sanılanın tersine, Romalı tacirlerin ya da Marco Polo’nun kaleminden çıkma değildir. Aslında yeni bir icat olan bu terim, Alman coğrafyacısı Ferdinand von Richtofen tarafından 1877’de ortaya atılmıştır. Ne Çinliler ne de Semerkantlı ya da Venedikli tacirler yaptıkları işi böyle düşünmemişlerdi. Ama her nedense, Çin’den Batı’ya uzanan, upuzun ipekten bir ip imgesi yerleşti; böylece Batı ile Doğu arasındaki temas, araştırmanın odağı oluyordu. Oysa bu ifade, icat edildikten yalnızca otuz yıl sonrasında bile, bilimsel olarak aşılmıştı. 20.yüzyılın başlarında, İngilizler, Fransızlar, Japonlar, Almanlar ve Ruslar, Çin İmparatorluğu’nun yozlaşmasından yararlanarak, Orta Asya’ya olağanüstü sonuçlar elde eden çok sayıda bilimsel keşif ekibi yollamışlardı. Bilinmeyen uygarlıklar ve bilinmeyen diller, karanlıklardan çıkarılmıştı. Yeni bulgular, Batı’nın Çin ile ilişkilerini –ki İpek Yolu fi...

Türkler’de şehir kültürünün gelişmesinde Sogdlar’ın etkisi nedir?

Türkler’de şehir kültürünün gelişmesinde Sogdlar’ın etkisi nedir? “Kend sözü Türklere, Batı Türkistan’ın yerlileri olan Sogd kavimlerinden girmiştir. Semerkand ve Zerefşan vadilerindeki şehirlerde oturan Sogdlar, şehir için genel olarak ‘kt’ veya ‘kant’ sözünü kullanıyordu. Bu konu üzerinde, F.W.K.Müller, Sogdische Studien, adlı eserinde geniş olarak durmuştur. Bu mesele bilinen bir şeydir. Bu sebeple bu sözün menşei ve etimolojisi üzerinde durmayacağız. Bununla beraber, kend sözünün, Türkler arasına çok erken çağlarda gelmiş olduğu da anlaşılmaktadır. Hatta o kadar ki, Kaşgarlı Mahmud bile, kend sözünün Türkçe olduğuna, bütün kalbi ile inanmıştır. Fakat yeni belgelerin bulunması sebebiyle, artık bu gerçeği, biz de kabul etmek zorundayız. Bilindiği üzere, Göktürk yazıtları Sogd ülkesini, Sugd ve Soğd halkını da Sugdak adı ile anıyordu. Bu adın, eski yunanlar’ın, Sogdiana ile de bir alakası vardı. Batı Göktürk Kağanı İstemi Kağan, Akhun Devleti’ni yıkıp da Batı Türkistan’ı ele ...

Eski Türkçeden Orta Türkçeye Askeri Rütbe ve Unvanlar

Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt: 58, Sayı: 1, 2018 155 Eski Türkçeden Orta Türkçeye Askeri Rütbe ve Unvanlar Military Ranks and Titles From Old Turkic to Middle Turkic Fikret Turan1 ÖZET Bu çalışmanın amacı Türkçenin ilk yazılı belgeleri olan Köktürk Yazıtları ile devamında oluşan Eski Uygurca ile yazılmış Eski Türkçe dönemi metinlerde askeri-idari rütbeler ile unvanların neler olduğunu belirlemek ve bu rütbe ve unvanların İslami dönem Türk lehçeleri olan Karahanlı, Harezm-Kıpçak ve Çağataycadan oluşan Orta Türkçe metinlerinde nasıl bir değişime uğradığını incelemektir. Bu bağlamda, büyük çoğunluğu Türkçe kökenli rütbe ve unvanlardan oluşan Eski Türkçe metinlerinde sınırlı sayıda Çince, Sanskritçe ve İrani dillerden geçen kelimelerin bulunduğu görülür. Türkçenin İslam medeniyeti içinde oluşturduğu ilk edebi metni olan Kutadgu Bilig’in yazıldığı Karahanlıca dönemiyle Arapça ve Farsça rütbe ve unvanların Türkçeye girdiği ve bu durumun 14-15. yüzyıllar...